Menü Kapat

Türkiyede ve istanbul’ da Elektrikli araç konusunda yaklaşım

Norveç bilindiği gibi dünyanın petrol ihra­catı yapan en büyük 3. ülkesidir. Toplam ihracat gelirinin %45’i petrol ve gaz ihra­catından kazanılan gelirlerdir. Bu gelirler, aynı zamanda GSMH’nin %20’sine kay­nak oluşturmaktadır. Norveç, elektriğinin %99’unu hidroelektrikten üretmektedir. Burada çelişki oluşturan durum; Norveç’in benzin için %60 ve dizel yakıt için %50 gibi yüksek miktarda vergi uygulamasıdır. Bura­daki asıl amaç; tüketicinin alternatif çözüm­lere yönlendirilmesidir. Bu nedenle alterna­tif enerjilerin kullanımı için birçok teşvikler gerçekleştirilmektedir. Norway Statistic’in araştırma değerlerine göre 2000 yılında Norveç’te 2,1 milyon araç, 2006 yılında ise 2,4 milyon şahsi araç bulunmaktadır. Bu araçların günlük kullanımları incelendiğinde ortalama 30 kilometre oldukları görülmek­tedir. Dolayısı ile bu araştırma sonuçlarına göre; elektrikli araçların maksimum mesafe limitli kullanım durumları büyük bir problem oluşturmamaktadır.

Türkiye Hükümeti genel olarak elektrik­li aracın toplum için önemini kavramış görünmektedir. Bu konuda yasal düzenle­meler yapılmıştır ve teşvikler sağlanmakta­dır. Doğru yatırımcı arayışı sürmektedir ve gerekli kredi desteğinin sağlanacağı be­lirtilmiştir. Sanayi devrimi sonrası motorlu araçların üretimi konusunda çok geri kalın­mış olması sebebiyle aynı hatanın bir daha yapılmaması için gereken farkındalık oluş­muştur.

Özel sektör konu hakkında henüz somut adımlar atamamıştır. Gerek hükümet gerek¬se yerel yönetimler tarafından gerekli altyapı çalışmaları yapılmaktadır. Genel olarak özel sektörün, Türkiye’de elektrikli araç yatırımı konusunda çekimser davranışları söz ko¬nusudur. Büyük kentlerde elektrikli şarj istasyonlan kurulması gibi altyapı çalışmaları yapılmakta; ancak araç üretimi konusunda Renault tarafından 2012-2013 yıllan arasın¬da yapılan üretim haricinde bir girişim henüz gerçekleşmemiştir.
İstanbul’da toplamda 72 adet araç şarj is-tasyonu bulunmaktadır. İstanbul’da bulunan elektrikli araç sayısı çok az olduğu için bu şarj istasyonları şu an için yeterli durumdadır.
Benimsenen politika; elektrikli araç sayısı artışı ile doğru orantılı bir şekilde şarj istasyonları sayısının arttırılmasıdır.

Ülkemizde elektrikli araç kullanımında kar-şılaşılan büyük sorunların başında mevcut altyapı eksiklikleri gelmektedir. Mevcut altyapının yüksek gerilimi desteklemiyor olması hızlı şarj istasyonlarının kullanımına engel olmaktadır. Mevcut altyapı (kablo¬lar v.b) ile aynı anda şarj edilebilecek araç sayısı maalesef çok düşük bir sayıdır. 2012 yılı içerisinde elektrikli araç satışları 100’ü bile aşmamıştır, 2013 yılında ise bu rakam daha da düşmüştür. Elektrikli araç sayısı, Oslo veya elektrikli araç yoğunluğu fazla olan diğer kentlerdeki seviyelere ulaştığında sorunlar yaşanmaması için; mevcut altyapı¬mıza ciddi yatırımlar yapılmalı ve altyapımız aynı anda binlerce aracın şarj edilebilmesi¬ne uygun hâle getirilmelidir.
Elektrikli araç sahipliğinin bir ayrıcalık ol-duğu bilinci vatandaşa sağlandığı takdirde ise elektrikli araçlara yönelik talep artışı olasıdır.

Bir yanıt yazın